Oku-Yorum

Ne Okuyalım: Sineklerin Tanrısı

Nobel ödüllü yazar William Golding’in beyaz perdeye de aktarılan romanı Sineklerin Tanrısı, Mine Urgan tarafından Türkçeye çevrilmiş ve Türk okuyucusu tarafından da çok sevilmiştir. Sineklerin Tanrısı’nın konusunu bir grup çocuğun ıssız bir adadaki yaşam mücadelesi ve bu çocukların aralarındaki liderlik savaşı oluşturur.

Temel yaşam gereksinimlerini bile karşılayamayacakları bir ortamda fikir ayrılıkları yaşayan bu çocuklar, iki gruba ayrılırlar. Grubun birisi hayatta kalma mücadelesi için yoğun bir çaba içindeyken diğer grubu oluşturan çocuklar eğlence peşindedir. Bu durum iki grup arasında gerginliğe yol açar. Başlayan gerginlik zamanla büyük bir inatlaşmaya dönüşür ve işler korkunç bir noktaya sürüklenir.

Sineklerin Tanrısı Özet

Britanya asıllı bir grup çocuğu nükleer savaştan kurtarmaya çalışan bir uçak ıssız bir adaya düşer.  Çocuklar bu kazadan kurtulurken uçağın pilotu hayatını kaybeder. Ralph ve Domuzcuk lakaplı iki çocuk sağ kalanlardan ve adaya ilk çıkanlardandır.  Ralph adada mutlu yaşayacaklarını düşünürken Domuzcuk adadan nasıl kurtulacaklarını düşünür. Bu çocuklar adada bir deniz kabuğu bulurlar ve bu deniz kabuğunu öttürerek uçaktan kurtulan çocukların adanın kıyısında toplanmasını sağlarlar.

Çocuklardan biri olan Jack, kilise korosunun başkanıdır ve öz güveni yüksek bir çocuktur.  Jack kendi grubuna liderlik etmektedir. Jack ve grubu hayatta kalmak için avcılık yapılmasını savunurken, Ralph ve Domuzcuk ise kurtulabilmek için devamlı yanan bir ateşin olması ve duman sayesinde gemilerin onları kurtarabileceğini savunurlar. Bu zıtlaşmayla adadaki liderlik bölünür. Jack ve ekibi avcılıktan sorumlu, Ralph ise düzeni sağlamaktan yükümlü olur.  Adanın en yüksek yerine ateş yakılmasını isteyen çocuklar bu görevi Jack ve ekibine verirler.  Barınak yapılması, meyvelerin toplanması gibi konular ise Ralph ve diğerlerinin görevidir.  Jack ve ekibi avcılıkla ilgilenirken bir gemi geçer. Ancak ateş söndüğü için adadakileri fark edemez. Bu olay çocuklar arasındaki gerilimi başlatır.

Bir gece dağın tepesine ölü bir paraşütçü düşer ve paraşüt şişip hareket eder. Çocuklar bunun canavar olduğuna inanır ve adada müthiş bir korku başlar. Ateşin sahilde yanmaya devam etmesi gerektiğini düşünen Ralph ve Domuzcuk’u kimse önemsemez. Jack ve Ralph arasındaki gerilim zaman geçtikçe iyice artar. Ralph’in korkak olduğunu savunan Jack, adanın farklı bir kısmına ekibi ve birkaç çocukla gider. Geriye Simon, Ralph ve Domuzcuk kalır.

Adada canavar olmadığına sadece Domuzcuk ve Simon inanmaktadır. Simon canavar olmadığını kanıtlamak için dağa çıkar ve bunun ölü bir paraşütçü olduğunu görür. Haber vermek için aşağı doğru koşarken Jack ve ekibinin arasına düşer. Simon’u canavar sanan ekip, onu oracıkta öldürür. İyice vahşi bir hâle gelen Jack ve ekibi Domuzcuk’u da öldürür ve tüm ormanı ateşe verir. Artık adada savaş başlamıştır. Ralph için her şeyin bittiği sırada dumanı gören bir gemi adaya çıkar ve çocukları adadan, Ralph’i de ölümden kurtarır.

Sineklerin Tanrısı Film

Sineklerin Tanrısı filmi, romanın birebir uyarlaması değildir. Filmde olayların asıl çerçevesi aynı olmakla birlikte pek çok değişiklik yapılmıştır. Bu küçük ama pek çok değişiklik bir araya gelince de hikâyesi romandan neredeyse bambaşka olan bir film ortaya çıkmıştır.

Sineklerin Tanrısı yorumlarından çıkarılabilecek genel kanı; insanların kalplerinde iyi ve kötü savaşının hep olduğudur. Zaman geçtikçe, yaşam koşullarına göre insanlar içlerindeki ağır basan hisse göre şekillenir. Aslında bizlere sorgulamayı ve düşünmeyi öğreten Sineklerin Tanrısı romanı her ne kadar basit bir ıssız ada hikâyesi gibi görünse de içine girdikçe insanın kendini sorguladığı önemli bir eserdir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu